BİM Markasının Sahibi Kimdir? Bir Perakende Devini Anlamak Hepimiz hayatımızda bir şekilde BİM mağazalarına uğramışızdır. Fiyatların cazibesi, alışverişin hızlı ve kolay olması, her şey bir arada. BİM, Türkiye’de hemen hemen her sokakta bulabileceğiniz, adeta perakendenin krallarından biri haline gelmiş bir marka. Ama bir soru var ki, “BİM markasının sahibi kimdir?” Cevap belki de düşündüğünüzden daha ilginç olabilir. Hadi gelin, bu markanın arkasındaki isimleri, başarıyı ve geleceği biraz daha yakından inceleyelim. BİM’in Kuruluşu: BİR YILDIZ DOĞUYOR BİM, 1995 yılında İstanbul’da kuruldu. Hani bazen “Süpermarketler nasıl bu kadar büyüdü?” diye merak ederiz ya, işte BİM, Türkiye’de perakendecilik alanında çığır açan markalardan biri…
Yorum BırakGünlük İzler Yazılar
Giriş: Merakın Psikolojisi ve “Mercan Balığı Güzel mi?” Sorusunun Çekiciliği Bir sualtı fotoğrafına uzun uzun bakarken, hissettiğimiz o tuhaf dinginlik ve merak duygusunu hiç düşündünüz mü? Estetik algı, yalnızca sanatta değil doğada, canlılarda ve sıradan imgelerde bile bizi derinden etkileyebilir. “Mercan balığı güzel mi?” sorusu, yüzeyde oldukça basit görünse de, insan zihninin bilişsel, duygusal ve sosyal süreçleri nasıl devreye soktuğunu mercek altına almak için zengin bir penceredir. Bu yazıda, estetik değerlendirmelerin ardındaki psikolojik katmanları incelerken okuyucuların kendi içsel deneyimlerini de sorgulamalarına fırsat verecek sorularla ilerleyeceğiz. Estetik algı ile ilgili psikolojik araştırmalar, güzelliğin salt nesnel ölçütlerle açıklanamayacağını; bireysel deneyim, kültürel bağlam,…
Yorum Bırak29 Günlük Oruç ve Siyaset: İktidar, Kurumlar ve Toplumsal Düzen Perspektifi Güç, zaman ve toplumsal düzeni birbirine bağlayan bir prizma üzerinden düşünürsek, dini uygulamaların yalnızca bireysel ibadetler olmadığını görmek gerekir. Oruç, özellikle Ramazan ayında, bir toplumu hem ritüel hem de düzen ekseninde organize eden önemli bir semboldür. İlginç bir soru olarak, “Kaç yılda bir 29 gün oruç tutulur?” yalnızca astronomik ve dini bir hesap sorusu değil; aynı zamanda toplumsal ve siyasal yapılar üzerinde düşünmemize yol açan bir olgudur. Bu soruyu siyaset bilimi perspektifinden ele alırken, iktidar, kurumlar, ideolojiler, yurttaşlık ve demokrasi kavramları üzerinden analiz etmek, sembolik eylemlerin toplumsal işlevini daha…
Yorum BırakGüvey: Geçmişten Günümüze Tarihsel Bir Bakış Geçmişi anlamak, bugünü yorumlamak için vazgeçilmez bir araçtır; çünkü tarih, yalnızca olayların kronolojisi değil, insan davranışlarının, toplumsal yapının ve kültürel kodların birbirine nasıl bağlı olduğunu gösteren bir aynadır. “Güvey” terimi de bu çerçevede incelendiğinde, yüzeyde basit bir kavram gibi görünse de tarih boyunca toplumsal ilişkiler, aile yapıları ve kültürel normlarla iç içe gelişmiş bir anlam ağı ortaya koyar. Bu yazıda, güveyin tarihsel kökenleri, toplum içindeki rolü ve zaman içinde geçirdiği dönüşümler kronolojik bir perspektifle ele alınacak. Güveyin Kökenleri ve Osmanlı Öncesi Dönem Güvey kelimesi, Türkçe sözlüklerde genellikle “düğünlerde gelin ve damat arasında aracılık eden,…
Yorum BırakHıyar ile Salatalık Aynı Şey mi? Siyaset Bilimi Perspektifi Günlük yaşamda karşılaştığımız basit bir soru, siyaset bilimi açısından derin bir analitik zemin sunabilir: Hıyar ile salatalık aynı şey midir? İlk bakışta botanik bir tartışma gibi görünse de, bu soruyu güç ilişkileri, toplumsal düzen ve iktidar kavramları çerçevesinde düşündüğümüzde, hem kurumların işleyişine hem de yurttaşlık anlayışına dair çarpıcı çıkarımlar ortaya çıkabilir. Toplumlar, tıpkı bir hıyar tarlasındaki farklı filizler gibi, çeşitli etiketler ve sınıflandırmalar aracılığıyla örgütlenir. Ancak bu etiketlerin, gerçeklik ile toplumsal algı arasındaki çizgiyi ne kadar yansıttığı sorusu, siyasi iktidarın meşruiyeti ve yurttaş katılımı açısından kritik bir öneme sahiptir. İktidar ve…
Yorum BırakHırvatça Hangi Ülkenin Dili? Sosyolojik Bir Perspektif Dünyanın dört bir yanında diller, yalnızca iletişim aracı değil, aynı zamanda kültürel kimliğin, toplumsal yapının ve güç ilişkilerinin bir yansımasıdır. Hırvatça da bu bağlamda yalnızca bir dil değil; tarihsel süreçler, politik sınırlar ve kültürel etkileşimler içinde şekillenen bir toplumsal olgudur. Peki, Hırvatça hangi ülkenin dili? Resmî olarak Hırvatistan’ın ulusal dili olan Hırvatça, aynı zamanda Bosna-Hersek’te yaşayan Hırvat topluluklar arasında da konuşulmaktadır. Ancak bu sorunun yanıtı yalnızca coğrafi bir bilgi vermekle kalmaz; dilin toplumsal boyutları, toplumsal adalet, eşitsizlik ve kültürel pratiklerle iç içe geçmiştir. Bir insan olarak gözlemlediğimizde, dilin toplum içindeki işlevi, bireylerin kimliklerini…
Yorum BırakHıfzıssıhha Ne Oldu? Psikolojik Bir Mercek İnsan davranışlarının ardındaki nedenleri merak eden biri olarak, toplumsal olaylar ve sağlık uygulamaları üzerindeki tepkileri anlamak beni hep cezbetti. Son yıllarda sıkça tartışılan “hıfzıssıhha” kavramı da bu ilgiyi uyandırıyor. Hıfzıssıhha, TDK’ya göre “toplum sağlığını korumak için alınan önlemler” anlamına gelir. Peki, hıfzıssıhha ne oldu? Günümüz toplumlarında bireylerin bu kavrama tepkisi ve uyumu, sadece hukuki veya tıbbi bir mesele değil; bilişsel, duygusal ve sosyal psikolojinin kesişim noktasında ortaya çıkan karmaşık bir davranış ağıdır. Bu yazıda, hıfzıssıhha kavramının değişim sürecini, insan psikolojisinin farklı boyutlarıyla inceliyor, kendi deneyimlerimizi ve gözlemlerimizi sorgulamaya davet ediyorum. Bilişsel Psikoloji Perspektifi Bilişsel…
Yorum BırakÖğrenmenin Dönüştürücü Gücü ve Histerik Psikoz Kavramı Öğrenmek, insan yaşamında sadece bilgi edinme süreci değil, aynı zamanda düşünme biçimimizi, dünyaya bakışımızı ve toplumsal ilişkilerimizi dönüştüren bir yolculuktur. Bu yolculukta her birey farklı bir tempoda, farklı yöntemlerle ilerler; öğrenme stilleri kişiden kişiye değişir. Bu bağlamda, psikoloji ve pedagojiyi kesiştiren konulardan biri olan histerik psikoz, sadece klinik bir terim olarak değil, bireyin öğrenme ve duygusal deneyimlerini anlamlandırma çabasında da pedagogik bir mercekten incelenebilir. Histerik psikoz, genel olarak dramatik duygusal tepkiler, yoğun kaygı ve bazen gerçeklik algısında bozulmalar ile kendini gösteren psikiyatrik bir durumdur. Bu kavram pedagojik bir çerçevede ele alındığında, öğrenme süreçlerinin…
Yorum BırakHercai Dizisindeki Kızın Adı Ne? — Derinlemesine Bir Yolculuk Bazen televizyonda gördüğümüz bir karakter, hayatımızda iz bırakır; hikâyesini düşünür, adı aklımızda kalır. Bir kahve molasında dizi sohbeti açıldığında ya da sosyal medyada bir sahne paylaşılırken bir isim dolaşır durur zihnimizde. Hercai dizisini izledikten sonra en sık sorulanlardan biri de şu: “Hercai dizisindeki kızın adı ne?” Bu sorunun cevabını sadece bir isim olarak vermek kolaydır; ama onu çevreleyen hikâye, karakterin toplumsal bağlamı ve bu karakterin popüler kültürde nasıl yankı bulduğu ise anlatmaya değer bir öykü sunar. Reyyan Şadoğlu: Hercai’nin Kadın Kahramanı Hercai dizisinin ana kadın karakteri Reyyan Şadoğlu’dur. Reyyan, dizinin başrollerinden…
Yorum Bırakid=”1hjl5d” Artı Yükler Hareket Eder Mi? Hayat bazen, sanki tüm yükleri bir araya getirmiş ve sırtımıza koymuş gibi hissettirir. O an, gerçekten içinde bulunduğum durumu, hislerimi anlatacak kelimeler bulmakta zorlanırım. Ama bir şey var: O yüklerin artı yükler olduğunu düşünürsünüz. Hani, sadece fiziksel değil, ruhsal yükler de… O kadar ağır gelir ki, sanki her an hareket ediyorlarmış gibi gelir insana. Peki, artı yükler hareket eder mi? Bunu anlamaya çalıştım, ve belki de daha da önemlisi, bu yüklerle nasıl başa çıkılacağını bulmaya çalıştım. Bu yazı, tam da o anlardan birini anlatıyor. Birinin artı yüklerini, ve o yüklerle nasıl başa çıktığımı… Duygularım…
Yorum Bırak